TARİHİ TURİSTİK YERLER
 
ZEYTİNLİADA (KERA PANAGİA)
     Erdek’in sembolü haline gelmiş Zeytinli Ada nereye giderseniz gidin her yerden görünür. Kıyıdan sanki elinizle dokunacağınız kadar yakında görünen ada adını üzerinde bulunan iki zeytin ağcından almakta. Ada üzerinde M.S.500’lerde inşa edildiği sanılan Meryem Ana Kilisesi bulunmaktadır. Doğu kilisesi, Manastır (büyük Kilise),iki ayazma, iki hamam, yeraltı kilisesi, kayıkhane, fener, erzak deposu ve Kybele Kutsal Alanından oluşmaktadır. Altıgen yapılı vaftiz hanesi Anadolu’daki Ortodoks mimarisinin en büyük vaftiz havuzuna sahiptir. Hac amacı ile Meryem Ana adına inşa edilmiş olup, yekpare ince damarlı beyaz mermerden oyulmuştur. Adada bulunan kaynak suyu şifalıdır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde adadaki ılıca suyunun göz hastalıklarına iyi geldiğinden bahsedilmektedir.2006 yılından günümüze üzerine kazı çalışmaları devam eden Zeytinli Ada Meryem ana Kilisesine ait Meryem Ana İkonasının Fener Rum Patrikhanesinde sergilenmektedir. Zeytinliada arkeopark olarak ziyarete açılmıştır. 
KYZİKOS ANTİK KENTİ
        Kapıdağ Yarımadası’nın güney kesiminde Düzler mevkiinde bulunan  bir zamanların görkemli yerleşim yeridir. Günümüze. İnsan ve doğa tahribatına uğramış olarak gelebilmiştir. Kentin görkemli yapılarının ve uygarlık birikimlerinin izleri toprak derinliğinde hala varlığını korumaktadır. Thessalia’dan göç ederek buraya gelen Dolionlar tarafından kurulduğu bilinmektedir. Kent, ismini Argonautlar efsanesinden esinlenmeyle kurucu Kral Kyzikos’tan almaktadır. Efsaneye göre, Kyzikos’u ziyaretlerinde Argonautlar dostça karşılanır, ağırlanırlar. Daha sonra kentten ayrılan Argo gemisi, ters yönde esen rüzgârın etkisiyle gece karanlığında tekrar Kyzikos kıyılarına sürüklenir. Durumdan habersiz olan ve bir saldırıya uğradıklarını sanan Kyzikoslular’la Argonautlar arasında yapılan şiddetli çarpışmalarda kral Kyzikos öldürülür, bunun üzerine kent daha sonra, Palasgo’ların eline geçer. Kyzikos’un bilinen tarihi ise İ.Ö.8.yüzyılda İonia’nın önemli kentlerimden biri olan Milet’in burada bir kolini kurmasıyla başlar ve izleyen dönemlerde kent gittikçe önem kazanır. İ.Ö.675 ‘de ise bu koloni genişletilerek daha kapsamlı bir kimliğe büründürülür. İ.Ö.6.yüzyılda bölgenin Priapos, Arteka ve Prokonnesos gibi kentleriyle birlikte Lidyalılar tarafından vergiye bağlanan kent, pers Kralı Kyros’un Lidya’yı yenmesi üzerine Daskyleiondaki satraplığa bağlandığı öğrenilmektedir.
        Yüzyılın sonlarına kadar bu konumu devam ettiren kentin, İ.Ö.5.yüzyıl başlarında başlayan İon isyanıyla birlikte dokuz kez el değiştiren uzun bir dönemi başlar. Ancak akılcı politikasıyla her defasında yakılıp yıkılmaktan kurtulan Kyzikos, İ.Ö 364’de II. Attika-Delos Deniz Birliği’ne katılır, kısa bir süre sonra da Atina’ya karşı bağımsızlığını ilan ederek en parlak çağlarından birini yaşar (İ.Ö.362). Siyasal ve ticari alanda da etkinliğini arttıran kyzikos, bu dönemde bölge deniz ticaretini elinde tuttuğu gibi, parası, diğer para birimleri için bir değer ölçüsü durumuna gelir. İ.Ö.334’de büyük İskender’in Anadolu’ya girişinde kendisine dostça davranan Kyzikos’lular, bunun karşılığında yönetimsel serbesti ve yapılanma etkinliklerine katılmayla ödüllendirilirler, kenti karaya bağlaya iki de köprü yaptırılır. Hellenistik dönem’de her açıdan parlak bir dönem yaşayan kyzikos, bir kültür, sanat ve ticaret merkezi olur, birçok prense eğitim olanağı sağlar duruma gelir. Kyzikos’un bu dönemi, İ.Ö. 85’de Roma egemenliğini tanımak zorunda kalmasıyla birlikte sarsılmış görünmektedir. Roma yönetimince zaman zaman ödüllendirilip cezalandırılan Kyzikos, İ.Ö.73’de Pontus Kralı VI .Mithridates kuşatmasına karşı kahramanca direnmesi üzerine Romalıların övgülerini kazanır,çevresindeki yakın kentler kendilerine bağlanır ve ‘’Hürken’’ unvanı verilerek bağımsızlık hakkı elde eder.arada bir Roma ile ilişkileri çıkmaza girmekle beraber ,Romalılar zamanında kentin asıl önemini Hadrian döneminde kazandığı gözlemlenir.İ.S.123’de yaşayan depremden bir yıl sonra kenti ziyaret eden İmparator Hadrian,yeniden yapılanma için büyük yardımlarda bulunur,kendi adına yapılan ünlü tapınağa parasal olanaklar sağlar.Dönemin birçok büyük kentinin almak için yarıştığı imparator kült merkezi anlamına gelen Neokoria unvan ile ayrıcalıkları ile ödüllendirilir.sadık bir bağlaşık alma özelliğini sürdüren Kyzikos’a İ.S 2. yüzyılda meydana gelen karışıklıklar sırasında yine Roma tarafını tutması üzerine bu kez imparator Septimius Severus tarafından ikinci kez Neokoria unvanı verilir.İ.S.297’de Kyzikos otuz üç kenti içine alan Hellespontos eyalet merkezi olur, İ.S.324’edek devam eden bu dönemi,Byzantion’un başkent oluşuyla birlikte sona erer.imparator Justinianus döneminde İ.S.543’deki depremde kent büyük zarar görür ve bu olay sonucunda Kyzikos halkının kısmen Erdek’e göç ettiği bilinmektedir. İ.S.741 ve 1064 yıllarındaki büyük depremlerle ciddi hasarlar görür ve Kyzikos kendi kaderine terk edilir.Kyzikos’ta 1988-1997 yılları arasında kazılar yapıldı.1997 yılında ara verilen kazı çalışmalarına 2006 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla Yrd.Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN’ın bilimsel başkanlığında yeniden başlandı. Bu dev şehrin yazık ki küçük bir bölümü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılabilmiştir
 
        Kyzikos antik kenti ve Hadrianus tapınağı, Bandırma'dan Erdek'e gelirken Düzler Mahallesinde bulunmaktadır. Düzler Mahallesinin sağ tarafındaki zeytin bahçelerinin olduğu geniş sit alanında Kyzikos antik kenti ve Hadrianus tapınagı  kalıntıları bulunmaktadır.
 
 
KİRAZLI MANASTIRI (PHANEROMENİ)
        Kirazlı Manastırı, Kapıdağ Yarımadası’nın kuzeydoğu sahiline yakın bir yerde  Yukarıyapıcı ile Ballıpınar(Kocaburgaz) köyleri arasında bir yükseklikte, Ballıpınar köyünün altı kilometre batısında yer almaktadır.
      Strabon, Kyzikos’un ardındaki Dindymon Dağında ana tanrıçaya adanmış. Ortodoks geleneğine göre de manastır eski bir tapınağın yerinde kurulmuştur. Eskiden yöredeki Rumların dini merkezi olan manastır Havari Lukas’ın eseri olduğuna ve mucizeler yarattığına inanılan Panagia Faneromeni (Faneromeni Meryem’i) ikonasından medet uman binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyordu.Şimdiyse bu ünlü ikona İstanbul’da Fener Rum Patrikliğinin katedralinde sergilenmektedir. 1922 yılında terk edilen manastır ağaçların arasında kaybolmuştur. İyice yaklaşmadan kendini göstermez. 1895 yılından inşa edilmiş 99 odalı görkemli binasından geriye yüksek duvarlarla, büyük oranda yıkılmış bir kilisenin kalıntısı ulaşmıştır Kiralı Manastır çevredeki tabiatın güzelliği, hemen yanından geçen suyun ve doğanın güzel sesleriyle birleşince sanki oraya özgü müzik çalıyormuş duygusu uyandırmakta. Özellikle sonbahar ve ilkbaharda görülmemiş rengârenk çiçeklerin süslediği Manastır ve çevresinin ahenkli güzelliği, belki de insanların yüzlerce yıldır orada ibadet etmelerinden kaynaklanan, gezenlerde huzur ve uhrevi duygular uyandırmasına neden oluyor.
        Kirazlı Manastırı, Kapıdağ Yarımadası’nın kuzeydoğu sahiline yakın bir yerde  Yukarıyapıcı ile Ballıpınar(Kocaburgaz) köyleri arasında bir yükseklikte, Ballıpınar köyünün altı kilometre batısında yer almaktadır.
      Bandırma-Erdek asfaltına 17 Km uzaklıkta bulunan Kirazlı Manastırına gitmek için  Bandırmadan gelişe göre Düzler mahallesinin içinden saga girilir. Kyzikos kalıntılarının yakınından  geçilerek, Belkıs köyü içinden yukarı devam edilir. Yukarıyapıcı köyüne varınca köye girmeden sağa ayrılan yoldan devam edilir. Yukarıyapıcı göletine varmadan sağa ayrılan yola devam edilerek, 2 Km aşağı inince Kirazlı Manastırı kalıntılarına varılır. Manastırdan sola giden yolla devam edilirse Ballıpınar (Kocaburgaz) köyüne varılır.
APOSTOL
ÇİFTE OLUK (AYİA APOSTOLİ)
 
        Erdek kamplar bölgesinden köylere doğru giderken yolun sağ tarafında bir tabelada Apostol Kır gazinosu yazar. Burası gerek tarihi gerekse doğa açısından Erdek’in en önemli noktalarından biri. geçmişte burada Ayia Apostoli isimde küçük bir kır kilisesi varmış. Yaşlı çınar ağaçlarının dibinde kaynayan berrak su geçen yüzyılın sonlarına doğru hazne içine alınmış, çifte oluklu çeşmeden akıtılmaya başlanmış.çeşmenin yalak olarak kullanılan bölümü mermer bir lahitten yapılmıştır. Küçük koruluğun içinde bulunan dev çınar ağacının gövdesinde bulunan ve mağarayı andıran delik insanın geçebileceği kadar büyüktür.Erdek’te yaşayan insanlar özellikle Hıdrallez Günü(Baharın gelişi nedeni ile yapılan kutlama)Apostol’da piknik yapar,çifte oluklu çeşmeden su içer dua eder dilek tutarlar sonrada ortasında delik bulunan çınar ağacının içinden üç kez geçerler.Çınarın içinden o kadar çok insan geçmiş ki oyuk cilalanmış kadar parlak ve kaygandır.burada dilek tutan kişilerin dileklerinin gerçekleştiğine inanılır.
        Erdek'ten Ocaklara giderken yaklaşık 1 km uzaklıkta yolun sağ tarafında zeytin bahçeleri girişinde bir çeşme bulunmakta ve bu çeşme üzerine Apostol tabelası bulunmaktadır. Buradan sağa girilip yaklaşık 300 m gidilince Apostol mesire yerine varılır.
 
KURBAĞALI PLAJI
 
        Şık yazlık evlerin bulunduğu, yemyeşil cıvıl cıvıl insanların şenlendirdiği plajdır. Sahile paralel uzanan yürüyüş bandında, sabah akşam yürüyen, koşan sporseverler kurbağalı plajını tercih ederler. Askeri gazinoyu geçince başlayan plaj Seyit Gazi Tepesinin eteklerinde son bulmaktadır. Yürüyüş bandı boyunca ağaçların gölgesinde hem soluklanmak hem de eşsiz Erdek Manzarasını izlemek için oturma alanları bulunmaktar. Kurbağalı Plajının sonunda bulunan şık yapı Arteka Taş Restoran’a aittir. Erdek’in ılık yaz akşamlarında lezzetli mezeleri ve yemekleri, kaliteli şık sunumu ile Arteka Taş Restoran Erdek’in son noktası olan Seyit Gazi Tepesinin eteklerine çok yakışmıştır
 
ÇUĞRA (ÇİĞURA) PLAJI
 
        Erdek’in en ünlü plajı Çuğradır. Bu bölgede Erdek’in otel, motel ve konaklama tesisleri bulunmaktadır. Göz alabildiğine altın gibi incecik kumu, hemen derinleşmeyen aylarında gerek turistlerin gerekse Erdek’te yaşayan binlerce kişinin denize girmek güneşlenmek için akın ettiği en önemli yerlerden biridir. Çuğra restoran ve barlarının dışında pırıl pırıl denizi, Kapıdağ’ın eşsiz manzarasını arkasına almış Çuğra özellikle plajının paralelinde palmiye ağaçları ile süslenmiş yürüyüş bandı özellikle akşamüstü bisikletle gezenleri, yürüyüş yapanları ağırlar. Çevresinde bulunan otellerin kafe, yaz sardunyalarla süslü kır kahvelerinde Erdek’in zeytinleri zeytinyağları ve leziz balıkları sunulur
 
 KASTRİ MEVKİİ KAMPLAR PLAJI
        Erdek’in girişinde Düzlerden başlayan yemyeşil zeytin ağaçlarının çevrelediği yerleşim yerlerinden biridir.Özellikle yaz aylarında yazlık sitelerin, villaların sakinlerinin yazlık olarak tercih ettiği, Gedeve’de kamu kurum ve kuruluşlarına ait yaz kampları bulunmaktadır. Gedeve Mevkii bu özelliği nedeni ile Kamplar bölgesi olarak da bilinir. Otel, motel, pansiyon yanı sıra kır kahvesi ve kır lokantalarının bulunduğu sahil Kurbağalı ve Çuğra plajına göre daha sakin yapıya sahiptir. Mavi bayraklı tesislere de ev sahipliği yapan plaj sığ ve tamamen kum denizi, çevreleyen sahili iğde ağaçları gölgelenmektedir.